Monday, February 11, 2008

Basini Kapa, Sokakta Kivirma Cunku Burasi Turkiyebistan=)


Yukaridaki iki resim turban'in kanunlastirilmasina karsi olanlarin yaptigi yuruyusten. Bu resimlere dikkat ederseniz iste halkimizda gercekten basini istiyerek kapayan yada yoresel kiyafetin bir parcasi haline geldigi icin takan 2 bayani goreceksiniz. Bu iki bayan'da iste o basi acik olan diger bayanlarin arasinda ulkemizde nifak gibi sokulmaya calisan 'turban' kanuna hayir demek icin sokaklara cikmisti.
Bu iki bayan gibi bir cok ulkemizde basini belli bir yasa geldikten sonra kendi istegiyle kapayan bayanlarin korkusuda aynen yeni nesilde bayanlarin korkusu ile ayni. Cunku bu bayanlarin ailelerinde torunlari ve kizlari var ozgurce basini acarak gezen yada istedigi zaman basini kapayan ama sonra tekrar acabilme ozgurlugune sahip olan. Fakat bu bayanlar ve diger bir cok biliyorki bu kanun ile bu ozgurlukleri ellerinden sinsice yavas yavas alincak.
Bu bayanlar zamaninda Ataturk'un onderliginde surdurulmus kurtulus savasinda savasan kadinlarin torunlari, o kadinlarki Ataturk sayesinde tekrar ozgurluklerine sirf ulusca degil, kisisel olarakta kazanmislardir ama bu bayanlar biliyorki o haklarida ellerinden alinacak ve onun icin 'turban'a hayir diyorlar.
Onlar zor kazandiklari haklarini geri vermemek icin yollara dokulurken bazi sereften yoksun milletmeclisine girmis sozde millet vekili kisiler gelecek secimlerin oy avciligi icin hic cekinmeden yuzleri kizarmadan laik bir ulke olan Turkiye Cumhuriyetine ilk darbeyi vurmuslardir.
MHP'nin baskani Bahceli o meclise AKP'i devirmesi icin verilen oylarla girerken onlara girdikten sonra destek verdigini gormek herkes gibi benide sasirtti.
Hele hele tutup birde "istanbul sermayesinin çatı kuruluşu da ekonomik kriz varken türban konuşulmamalıdır diyor. ancak ekonomi türbandan öncelikli değildir" demesi bizlere bu politikacilarin sirf oy ve koltuk ugruna ne kadar sereflerinden odun vereceginin en guzel ornegidir.

Cunku oy'dalik yuzdesi %10'larda bile degilken birden %40'lara cikan bir Arap Kulturu Partisinin nasil oy aldiklarini anlayan bu kisiler, hukumete girdiklerinde 'alin iste bizim destegimiz ileturban olayi cozum buldu' diye secim meydanlarinda dolasacaklardir ve biliyolarki son 7 yilda Turkiye cok degismis, gunden gune dincilige iyice burunen bir ulkede kimlerden oy gelecegini iyice gormuslerdir. O yuzden bu yukaridaki sozleri utanmadan edebildikleri gibi boyle bi zamanda boyle bi kanunu meclisten'de gecirilmesi icin oy vermislerdir.

Simdi abudik gubudik tipler diyebilir 'kardesim basortu ALLAH'in emri, sen nasil engelersin bunu'. Bu kisilere'de o zaman goster bakalim hangi ayet'te ALLAH bayanlarin kapanmasini istiyor dendiginde ise 'benmi sana gostercem git oku ve ogren' derler yada ayni zamaninda kendilerine gore Kuran'daki ayetleri saptiran Arap abileri gibi ayetleri saptirarak ornek vermeye calisirlar.

Size bu konu uzerinde gercekten bilgi sahibi, kuran'a gercekten okuyup, incelemis, arastirmis ve benim gozumde gercekten dini butun olan kisilerin hazirladigi sayfadan 'turban' uzerine bilgileri bir kismini aktariyorum. Diger bilgilerin tumunu okumak icin lutfen su linke gidiniz:

http://www.kurandakidin.net/bolumler/22-basortusu-ve-kapanma.asp

KURAN’DA TESETTÜR KELİMESİ YOK Günümüzde kadının kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi de Kuran’da geçmez. İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin İslam’ın temel kaynağı olan Kuran-ı Kerim’de bulunmaması önemlidir. Demek ki “tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur. “Ayette geçen “humur” ve onun tekili olan “hımar” kelimesi kadınların başlarına örttükleri beze verilen özel isim değildir. Herhangi bir örtüdür. Bir şeyi örten şeye “hımar” yani o şeyin örtüsü denir.” Arapça sözlükler El- Mucem ul Vasıf, El Müncid, Lisan-ı Arap, Tacul Arus’dan “hımar”ın temel manasının “örtmek” olduğunu göstermektedir. Anlaşılıyor ki mezheplerin yorumundan sonra “hımar” kelimesi ile sırf başörtüsünün anlaşılmaya çalışılması, bu sözlüklerde bu kelimenin bir manasının “başörtüsü” olmasını sağlamıştır. Fakat kelimenin temel manası mezheplerin kelimeleri tahrif etmesine rağmen bu sözlüklerden bile bellidir. Daha evvel açıkladığımız gibi ayette kapatılacak yerin yaka açığı olduğu söylenir, baştan bahsedilmez. “Arapça’da kadınların başlarına örttükleri şeyin özel adı “hımar” değil “mikna” ve “nasıyf”tır. Hangi Arapça sözlüğe bakılırsa bakılsın “mikna(çoğulu mekani)” ve “nasıyfın” hanımların başlarını örttükleri kumaşın adı olduğu yazılıdır.

Goruldugu gibi aslinda guzel bir din olan Islam'i nasil carpitarak gunumuzun en korkulan en gerici din yaptiklarini goruyoruz Araplarin. Peygamber efendimizin dogdugu kutsal topraklarin simdi yasayanlarin nasil Mekke ve Medineyi ticari alana cevirip din uzerinden para yaptiklarini gormektedeyiz. Halkini Batiya dusman edip kendisi bati'nin kicina girer. Peygamber efendimizin yaptigi bir cok guzel seyleri ornek almazken oturup kucuk yasta kisiyle evlenmesini yada cok esli olmasini kendisine muslumanligin farzi gibi gorup kucuk yastaki cocuklarin irzina imam nikahi ile gecmeyi hak bilirler. Peslerinde koyun surusu gibi kadinlari es sifatinda gezdirirler ama bu kadinlarin hicbir sekilde ne ev icinde nede ev disinda haklari yoktur. Onlar erkege hizmet icin gonderilmis varliklar olarak gorulurler. Beyinleri kucuk yastan yikanan kizlarda bunu ALLAH'in onlara verdigi gorev bilip hayatlarini bir koyun gibi gudulerek yasarlar.

Fakat iste bunlar Ataturk'un onderliginde kurdugu Cumhuriyet Turkiyesin'de bozuldu. Kadinlara secme ve secilme hakki verildi, fikirlerini ozgurce dile getirme hakki verildi, baslari zamaninda zorla kapatilmis bayanlara isterlerse baslarini acma hakki verildi. Ne basini kapatan bayana baski yapildi nede basini acana yapildi. Basini kapatanda Ataturk'e saygi duydu, acanda. Basini acanda okula gitti, basini kapayanda. Ilk defa kadinlar egitim alma sansi verilip dort duvar icinden cikarildi.

Artik onlarda milletin, ulkenin bir ferdi ve parcasiydi. Iste o bayanlarin torunlari simdi Ataturk;e ihanet ediyor. Bir zamanlar laik bir devlet kurarak bu ulkede bu gunlerin yasanmasini istemeyen Ataturk'e karsi onun kurdugu millet meclisinde turban'a evet oyu verilerek ihanet edilmistir.

Ulkemiz sadece Ankara, Istanbul, Izmir ile kisitli degil. Bu kanun ile bir cok ilde zorla yada beyin yikayarak bas kapatirma olaylari basliyacak. Bunu hepimiz adimiz gibi biliyoruz, en azindan kafasinda beyin tasiyanlar.

Istanbulun belli semtlerinde bile simdiden Cuma gunleri dukkanlarin kapatilmasi icin cetemsi bu yobaz gruplarin dolastigini goruyoruz. Bu arada yobaz diyorum cunku ben dinci diyerek asil dini butun dincilere hakaret etmek istemiyorum, bu yobaz dedigim grubun dinle alakasi olmayan, kuran'i kendi isteklerine gore yontan, kendi dogrultularinda kulanan kisilerdir, yeri gelir para icin din tuccarligi yaparlar yeri gelir oy icin.

Iste bu kisilerin onderliginde ulkemiz gunden gune Arap kulturune yaklasiyor. Zaten bosunada demiyorum partisine Arap Kulturu Partisi diye. Belki AKP altinda gercekten fikir olarak o yatiyor. Kim bilir!.

Yazima son vermeden su benim adini duydummu tuylerimi diken diken eden Orhan Pamuk gubudisinin turban uzerine ettigi laflara kisaca deginmek istiyorum.

Bizim bilgi kupu!!! yine tarihcilere tarih dersi, politikacilarada politika dersi vererek 'turban' olayini aciklik getirmis. Aslinda o kadar buyutulmemesi gereken bir olaymis cunku geleneklerimizde varmis bizim zaten turban =) Bizim sapik tipli sanirim Arap Kulturu ile bizimkini karistiriyor. Yada solda yukaridaki resimde basini yoresel kiyafetin bir parcasi haline geldigi icin basortu biciminde orten bayanla son gunlerde her yerde biten su cene altindan kafasini dolayip posetleyenler ile karistiriyor.

Bu sapik tipli birde Italya'daki basini esarpla kapatanlar ile Turkiye'deki kapatanlarida ayni kefeye koymus. Bu lafi ile asil bence Nobel'i hak etti degilmi!!!=P

Bu adama aydin diyen, bu adama cok zeki diyen, bu adam'a nobel'i hak etti diyenler beri gelsinler.

Bu adam ulkemizi ulke disinda hicbir sekilde iyi temsil etmemektedir, gerci pembe gozlukler takip gezen bir grup bu adamin nobel sayesinde ulkemizi tanitigini dusunsede bu adamin o nobel alarak ulkemizi tanitigi tek konu ermeni soykirim yalanina gercektir demesi, PKK teror orgutunu hice sayip ulkede sanki sivil kurt halki katleden bir TSK varmis gibi konusmasiyla olmustur.

Simdi bu sapik tipli yine ulkede kaos'lara neden olan baska buyuk bir konu olan 'turban konusunda'da o bicimsiz agzini acip yine uc noktalara destek vererek kaos'u iyice bulandirmaktadir.

Ataturk bakin Orhan Pamuk ve onun gibiler icin ne demis:

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

Iste yukaridaki iki resimdeki nur yuzlu iki teyzemiz belki lise diplomasini bile ellerine almamislardir ama gercegi gorerek yollara cikip hayir derken obur tarafta Nobel odulu verilmis aydin denilen biri ise daha olayin farkinda olmayip Italya'daki bayanlarin taktigi esarplar ile kiyaslamalar yapmaktadir.

Ne aci degilmi?

Neyse uzun yazimi Ataturk'un bayanlar icin ettigi bir soz ile bitirmek istiyorum.


"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?"

Turbani bir dini silah gibi kulanip universitelere sokan bu kisilerin eslerine yada kizlarina bakarsaniz universiteyi bitirdikten sonra o bayanlara verdikleri gorev ev kadinligindan ve erkege hizmetten baska bisey degildir.

Bu kisilerede inanip pesinden gidenler yakinda Ataturk'un kurdugu laik devleti, Turkiye Cumhuriyetini karanlikta mumla arayacaklar.

Yaziklar olsun basortuyu siyaset alanina sokanlara ve zorla yada beyin yikayarak baslarini ortukleri kizlar uzerinden reyting yapanlara!

No comments: